
Mersin’in Anamur ilçesinde bir pasajda ölü bulunan 12 yaşındaki Eyüp Can davasında mahkeme, çelişkili raporlar üzerine adli tıp, adli fizik ve olay yeri uzmanlarından oluşan bir bilirkişi heyetinin inceleme yapmasına karar verdi.
Mersin’in Anamur ilçesinde 9 ay önce yaşanan bir kovalamacanın ardından, düştüğü iddia edilerek bir pasajda cansız bedeni bulunan 12 yaşındaki Eyüp Can’ın ölümüyle ilgili davada kritik bir gelişme yaşandı. Anamur Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ikinci duruşmada, mahkeme heyeti dosyanın geniş çaplı bir bilirkişi kurulu tarafından incelenmesine karar verdi.
Sanık N.U.: "Amacım Oyun Oynamaktı"
Duruşmaya hayatını kaybeden Eyüp Can’ın ailesi, yakınları ve taraf avukatları katılırken; tutuklu sanık N.U. duruşmaya SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) aracılığıyla bağlandı. Savunmasında suçlamaları reddeden sanık N.U., şu ifadeleri kullandı:
"Daha önce belirttiğim üzere bu olayda herhangi bir kötü kastım yoktu. Amacım onunla oyun oynamaktı. Karşımdaki de çocuk olduğundan bu durumun normal olduğunu düşünüyorum. Herhangi bir şekilde çocuğa zarar vermedim. Gerçekleştirmediğim bir eylem sebebiyle cezaevinde bulunmaktayım."
Mahkemeden Adli Fizik ve Olay Yeri Kararı
Tanıkların dinlenmesi ve taraf avukatlarının savunmalarının ardından cumhuriyet savcısı, sanığın tutukluluk halinin devamını isteyerek dosyanın adli fizik yönünden incelenmesini talep etti.
Mahkeme heyeti, iddia makamının talebini yerinde bularak sanık N.U.'nun tutukluluk halinin devamına hükmetti. Ayrıca, maktulün herhangi bir dış müdahale olmaksızın mı yoksa bir müdahale sonucu mu düştüğünün kesin tespiti için dosyanın; adli tıp, adli fizik ve olay yeri inceleme uzmanlarından oluşacak bir bilirkişi kuruluna gönderilmesine karar verdi.
Acılı Anne Güllü Can: "Oğlum Düşmedi, 5 Bıçak Darbesiyle Öldürüldü"
Duruşma sonrası adliye önünde açıklama yapan anne Güllü Can, adli tıp raporları arasındaki çelişkilere dikkat çekerek isyan etti. Oğlunun düşerek ölmediğini, vahşice katledildiğini savunan anne Can, şöyle konuştu:
"Oğlum ilk adli tıpa gittiğinde vücudunda kesici delici alet yaralanması olduğuna dair olayı ilk gören adli tıp uzmanları öyle rapor verdi. İhtisas Kurumu'nun verdiği rapor tamamen düşmeye bağlı gösterildi. Gelen raporların hepsi çelişkili. Oğlumun düşmediği kanaatindeyiz. Savcılık makamı da gelen raporların tekrar bilirkişi raporunu talep etti. Benim oğlum düşmedi, beş bıçak darbesiyle öldürüldü, darp edildi. Bunlar 12 yaşındaki çocuğumun yaşadığı vahşetin görüntüleridir. Gerek kesilen tişörtü olsun gerek kesilen şortu olsun bunlar 12 yaşındaki bir çocuğun vahşice katledilişinin görüntüleridir."
Dava, bilirkişi raporunun hazırlanması ve dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için ileri bir tarihe ertelendi.



























Yorum Yazın